Oca 7 18

Zinciri Kırma(dım)!

erselaktas

Tam 1 sene önce bugün kendime bir söz vermiştim.

Bir sene boyunca her ay bir yazı yazacağım!

Bu sözü verirken de amacım “derdimi” , “dert ettiğim şeyleri” ve “gündemin dışında kalan fakat önemli olduğunu düşündüğüm bazı meseleleri” anlatmaktı.

zincir2

Hedef okuyucu kitlemi “sadece oğlum okusa yeter” şeklinde planlamıştım.  Hamdolsun bu 1 yılın sonunda kendime verdiğim sözü tutmuş olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu dünyada insanı en çok mutlu eden şeyin koyduğu hedeflere ulaşması olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla bu yazıda kendime teşekkür ederek geçtiğimiz bir yıllık macerayı özetlemek istiyorum. Koyduğu hedeflere ulaşmakta zorlananlar için bu yazının faydası olacağı ümidini taşıyorum.

Öncelikli olarak “Zinciri Kırma” mottosunun ne olduğunu anlatmak lazım sanırım. Bu bana ait bir söz değil. İlk defa Youtuber ( tabiri farklı gelenler için hikaye anlatıcı diyelim 🙂 ) Barış Özcan’ın aşağıda videosunu izleyebileceğiniz videosunda bu söz ile karşılaşmıştım.

Sonraki iki yılda bu videoların devamı da geldi. İzlemek isteyenler için onları da aşağıya bırakıyorum.

2017

2018

Bu videonun sadece dünyada olan bitenlerle değil aynı zamanda ölüm ve sonrasına da yansıyan bir versiyonu daha var. Bu videoyu da mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum. “Kişisel gelişim” konularına olan bakış açınızda bir farkındalık sağlayacağından eminim

Eğer videoları izlediyseniz devam ediyorum. Zincir metaforu özet olarak şunu anlatıyor.  Kendine bir hedef belirle. Bu hedefi hangi sıklıkla yapacağına karar ver. Bu hedef makul bir hedef olsun. ( Bu sene evleneceğim. Trilyoner olacağım gibi değil 🙂 ) Aynı zamanda da süreklilik arz etsin. Bu hedefe ulaştığında aynı zincirin halkaları gibi bir araya gelecek ve seni hedefine bağlayacak. Burada belirlediğin hedefin ne olduğu da aslında seni diğer insanlardan ayıran özelliğin oluyor. Tüm zamanlara ve çağlara hitap eden bir hedefte olabilir. Günlük dertlerine derman olacak bir hedefte olabilir. Bence önemli olan sendeki bir yaraya merhem olması.

Ben koyduğum bu hedefle birlikte 1 yıl içinde aşağıda linklerine ulaşabileceğin konu olarak birbirinden farklı 12 adet yazı yazdım. Bu maceram sayesinde beni hiç tanımadığı halde fikirlerime önem verip beni takip eden yorumları ile zenginleşmemi sağlayan insanlarla tanıştım. Bilmediğim ve merak ettiğim konularda araştırma yapmayı öğrendim. Normal şartlarda tembellik edip yazamayacağım yazıları biraz da okuyanların baskısıyla hani bu ayın yazısı diyerek yazmayı başardım. Eğer bir miktarda olsa içinizde yazma hevesiniz varsa bu deneyimi mutlaka yaşamanızı tavsiye ederim. Yıllardır yazdığım yazıları yayınlamayarak şimdi hata ettiğimi görüyorum. Önümüzdeki dönemde bu yazılardan da seçtiklerimi yayınlamayı planlıyorum.

Emekli Olmama Daha 30 Sene Var

Dünya Sandığınızdan Daha Büyük

Hayatınızı “Yavaşlatın!”

Tüm Okulları Kapatalım!

Ömür Boyu Öğretmeye ve Öğrenmeye Var mısın?

Beni Olduğum Gibi Kabul ve Değiştirmeye Uğraşma!

Gerçekten Mutlu musun? Aradığın mutluluğu nasıl yakalayabilirsin?

Öldükten Sonra Arkanda Ne İz Bırakacaksın?

Teknoloji Gerçekten de İyi Bir şey mi?

Hangi Yolu Seçmeliyim? Zor Olan mı? Kolay Olan mı?

Yolda Olmak, Yolcu Olmak

Farkında Mısın?

Mühendis olarak hayatının büyük bölümü sayılar ve hesaplamalarla geçen birisi olarak söyleyebilirim ki edebiyat, sosyoloji, psikoloji vb. sosyal bilimlerle uğraşmanın inanılmaz ufku açan ve bakış açısını genişleten bir tarafı var. Tam tersi durumda olanlara da bu durumun tersini tavsiye ediyorum elbette. Beyni farklı yönlerden çalıştırdığınızda çok farklı sinaps bağlantıları oluşuyor. Çözülmesi zor durumlarda kaldığınızda bu bakış açısının faydasını görüyorsunuz.

Bu hayatta benim için en önemli şey Yaşadığımın hayatın anlamını keşfetmek. Ne için bu dünyaya gönderildiğimi anlamak ve buna göre yaşamak…

Bunun için insanın kendi kendine konuşması ve bazı sorgulamalardan geçmesi gerekiyor. İşte ben bu sebepten ötürü, yazı yazmanın nasıl mucizevi bir şey olduğunu da yaşayarak öğrendim.  Yazı yazmak insanın kendiyle konuşmasıdır. Sözle konuştuğunuzda saçma cümleler kurarken yazı ile konuşmaya başladığınızda anlamlı cümleler kurmaya başlıyorsunuz. Dolayısıyla sorgulamalarda o derece anlamlı oluyor.

Çocukluğumdan beri içimde dinmek bilmeyen – aynısını şimdi oğlumda da gördüğüm- bir merak duygusu var. Bazen zararları ( başka bir yazının konusu 🙂 ) olmakla birlikte çoğu zaman bu özelliğimin yararını gördüm. Yeni bir şeyi öğrenmek ve keşfetmenin verdiği hazzı başka hiç bir şeyde yakalayamıyorum sanırım. Bu merak duygusu Allah’ın yarattıklarındaki mucizevi özellikleri keşfetmemi sağlarken bir yandan da bana tefekkür etmeyi öğretti. Yazma macerası ile neyi merak ettiğimi gerçekten neler ile meşgul olduğumu çok daha iyi anladım.

Gelelim bu yıl ki “Zinciri Kırma Hedefine” ;

Bu yıl ki hedefim her ay 4 adet kitap okumak olacak. Bunun için de şimdiden okuyacağım kitapların listesini çıkardım bile…

Evet şimdi sıra siz de… İlla bu yöntemi kullanmak zorunda değilsiniz elbette. İstediğiniz noktaya sizi ulaştıracak başka yöntemlerde deneyebilirsiniz…

Şimdi soruyorum…

Sizin hedefiniz ne?  Bu hayatta ne yapmak istiyorsunuz? 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir